Teoman’ın bu tek kişilik performansını izlemek, bana birini sevmekle ciddiye almanın aynı şey olmadığını; ya da bir başka deyişle sevmekle inanmanın aynı şey olmak zorunda olmadığını hatırlattı. Bence o, kendi kendine takılan ama bir yandan da sevilmek, dikkate alınmak isteyen biri. Şimdi bence dedim ya, Teoman’ın da monoloğunda dile getirdiği (birine bir şey söylerken, “şu …
“…Aklın delmeye uğraştığı karanlıkları delinin keskin zekası çoktan yırtmıştır. Sözüm ona, aklı başında her kişi ötekilerden daha akıllı olduğunu ileri sürmektedir. Aklı aralarında bir türlü paylaşamazlar. Eleştiriler, polemikler, gürültüler, kavgalar hep bu bombadan patlar. Fakat biz deliliği şeref bildiğimiz halde, iki delinin ‘ben senden daha deliyim’ diye mesele çıkardığı hiç işitilmiş midir? …Akıllılar delilerden ne …